korkuyubeklerken..
Bu hayatsal bir denemedir..bu denemeyi yapmaktaki amacım..yazarak daha ne kadar terbiyesizleşebileceğimi görebilmektir..saygılarımla..
7.05.2010
19.04.2010
sen yağmur ol..ben bulut..
Bu sefer faklı olucak biraz..ne neden farklı olucak onu kestirmek zor..ama işte ruh halerinde ki farklılık cümlelerine de yansıyo insanın..aslında insanları sevmiyoruz belki..ruh hallerini seviyoruz onların..en yakınımızdakilerin bile..hangi ruh hali bizim durumumuza uygunsa hop yanaşıveriyoruz ona..bencillik kendini beğenmişlik diz boyu..tam bi katakulli durumu aslında..herkes birbirine çılgınlar gibi oynuyo..hayat eğlenceli bi yer aslında..tiyatro işte..aktörü çok..perdesi çok..ama bi sonu yok..kimine göre güzel hayat kimine göre berbat..kimine görede en sevdiğim anlayış bu aslında güzel olan herşey berbat..işte en büyük yazarlar tam bu ruh halinin meyveleri..hayatın en afillisini yaşayıp ta kağıdı kalemi ellerine aldıklarında koca hayatı berbat edenler silsilesi..ah bide şu herkesi buna inandırma çabaları olmasa..=) hayat ne güzel ne berbat..tamamen etkisiz eleman hayat..masum aslında..hepimizden daha masum..kafamıza göre hiç ona danışmadan yaşıyoruz sonra en küçük badirede at suçu hayatın üstüne..hayatmı dedi sana aşık ol..yada evlen..memur ol..borsada oyna..yazar ol..tiyatrocu ol..vs..tüm bunları özgür iradenle yap..sonra işler biraz sarpa sarmaya başlayınca ah hayat kahpe hayat..acısını kendi içinde yaşayabilenlere hayranım ben çok..kutsal varlıklar olduklarını düşünmüşümdür onların..acıdan prim yapmaya çalışmayan..kendini acındırmayan..bi nevi kar amacı gütmeyen organizasyonlar gibiler..trt nin benim kuşağıma yaptığı en büyük kötülüktür o polyanna fahişesinin maceralarını evlerimizin içine sokmak..şimdi sen salakmısın ne inanıyosun diyebilirsiniz..tamam ben inanmadım ayrıca ben voltrana inanırdım ama..bu polyanna kaltağına inanmış birsürü adam var yahu..yazık değilmi onlara dolayısıyla bize..neymiş kolu kırılmış ama neyseki bacağı kırılmamış ya bacağı kırılsaymış o zaman kırda bayırda koşup oynayamazmış..yakalasam ayırıcam iki bacağını gövdesinden ya işte elin kartonu laubali olmaya değmez..işte böyle..şimdi sen yağmur ol..ben bulut..elbet buluşuruz bi köşe başında..saygılar..
28.03.2010
bişey söylemek istiyorum..
bi şarkıyı sahibinden dinlemek mi içimden dinlemek mi güzel tam emin olamıyorum ben..bişey söylemek geliyo içimden ama yanlızca bi şey..bi başkasına gücüm yokmuş gibi..harfleri cümleleri tam yerine oturtamadan söylemek istediğim şey anlamsız olurmu..ne söylemek istediğimi ben daha konuşmaya başlamadan anlayabilen insanlar istiyorum kadar plastik bi duygu daha bilmiyorum..herkesin acısı kendine güzel aslında..herkesin acısı kendine büyük..kötü bi adammıyım diye çok düşünürüm..bazen evet derim kötü bi adamım bu içimdeki şeytani benin yapmak istediklerini dizginleyebilecek kadar da iyi bi adamım..durdurmasamıydım kendimi belki daha renkli bi hayat olurdu hem benim hem senin için..hüzün çok ihtişamlı bişey..herkesin bazı durumlarda ihtiyacının olduğu can simidi bi nevi..öyle güzelleştirirki insanı hüzün aşık oluverirsin hemen..aşık olduğunun hüznün ta kendisi olduğunu bilmeden hemde..takılır gidersin hüznün kanatlarına öyle yükseğe uçururki seni düşerken geçen zamana mutluluk adını verirsin..düşersin günlerce aylarca yıllarca..kendini bilmeden..aslında uçamadığını bilmeden..düşene dek dedim ya..yüzünün bi yanı değince toprağa uyanırsın yüzyıllık uykundan..işte tam o zaman başlar hayat senin için..yaşamak ne demek işte tam o anda anlarsın..kaçarsın alabildiğine sanki kendini geride bırakabilirmişsin gibi..kaçarsın kendinden etrafındaki herşeyden..küçük bi kuytuya saklanırsın sonra..kimsenin adını bilmediği bi şehirde saklanırsın..hüznün seni saklandığın o kuytuyu bulmamasını dileyerek..sonra bi gece tüm güzel şarkılarda adı geçen bi öpücükle tekrar alır hüzün seni kanatlarına tekrar aşık olursun..bişey söylemek istiyorum ben..anlamlı anlamsız sadece tek bişey..hayatımda söyleyemediğim herşeyin adına tek bişey..ama bulamıyorum nereye sakladığımı cümlelerimi..
16.01.2010
Otobiyografi..(bölüm1)
yıl 1978 temmuz sıcak ama nasıl sıcak bi temmuz..
:nerden biliyosun lan sıcak olduğunu..
:temmuz lan işte bilmeye ne gerek var..
Sabahmı akşammı buna tam emin olamıyorum..annem sabah diyo..babam ben o saatte öldürsen uyanmamışımdır akşamdır kesin diyo..doğmuşum efendim işte..sabahı akşamı çok farketmiyo aslında tabi eğer astroloji gibi bi derdiniz yoksa..
:benim burcum ne lan acaba..
:angut senin burcun ve sadece senin burcun angut..
bakırköyde bi hastanede gelmişim dünyaya 2. çocuk olarak..ortanca diyolar buna ve pek bi sevimsiz bi yakıştırma aslında..çiçeği var bi çiçek adı olarak güzel olabilir tamam ama insana sıfat olunca hiç bi anlam ifade etmiyo ta ki biraz büyüyene dek..
orta halli bi ailem varmış o zamanlar ve benden 2 yaş büyük bi abim..çok mükemmel bi bebeklik geçirdimmi bilmiyorum..hiç merak edip sormadım da anneme..kız olmamı istemiş en çok bunu söylüyodu..kız gibi giydirmiş saçlarımı uzatmış vs..
:oha bunu niye anlatıyosun..
:hayatımda karanlık hiçbi yer kalmasın istiyorum..haha..
eğer kız olasaymışım ki çok başarısız bi kız olurdum..başka çocuk yapmayı düşünmüyolarmış..iki küçük kardeşimle tanışamıycaktım..neyseki tanışmışım onlarsız çok tatsız olurdu hayat..bebekliğimle ilgili bana verilebilen hatıram yok..zaten çok gerekte yok..yavaş ama emin adımlarla büyümüşüm ben..dedim ya mükemmel bi bebeklik geçirdimmi bilmiyorum ama çok mükemmel bi çocukluk geçirdim diyebilirim..
6 kişilik kocaman bi ailem vardı..en büyük avantajımda çok akıllı tamam arada büyük hatalar yapmış olsada çok büyük bi babam vardı ve çok masum bi annem..bizden daha iyilerini hakediyolarmıydı diye çok düşündüm ve hala düşünürüm aslında..ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum bizim için..başarısızlığımız tamamen kendi hatalarımızdan..aslında başarısızlığın kriteri de değişir dimi..belki de değilizdir kimbilir..babamı örnek aldım efendim ben çoçukluğumda..tamam normal olan zaten budur diyebilirsiniz..ama ben neye kime özendiysem hep kahramanlarını babamla değiştirdim..örnek vermem gerekirse ben süpermeni çok severdim..ama benim süpermenim pelerin takmış süper güçlü bıyıklıydı..babamdı..işte tam bu zamanlarda ortanca çocuk olmanın ne kadar sevimsiz bişey olduğunu anladım..ilk okul yılımda abimin bi önceki sene kullandığı çantayı ve okul malzemelerini kullanmaya başladım..ilk zamanlar bunun eksikliğini hissetmesemde..bi bayram öncesi abimin bi önceki bayramda giydiği gömleği annemin ütüleyip kendince paketleyip bana yeni alınmış gibi vermesinden sonra..ortanca olmanın ve hemen tüm ortancaların nasıl eksilerek yaşamaya devam ettiklerini anladım..üzüldüm ama belli etmedim..bi sebebi vardı herşeyin annemin bu yaptğının bi sebebi vardı..herkesin çok kolay anlayabileceği bi sebebi..
:nerden biliyosun lan sıcak olduğunu..
:temmuz lan işte bilmeye ne gerek var..
Sabahmı akşammı buna tam emin olamıyorum..annem sabah diyo..babam ben o saatte öldürsen uyanmamışımdır akşamdır kesin diyo..doğmuşum efendim işte..sabahı akşamı çok farketmiyo aslında tabi eğer astroloji gibi bi derdiniz yoksa..
:benim burcum ne lan acaba..
:angut senin burcun ve sadece senin burcun angut..
bakırköyde bi hastanede gelmişim dünyaya 2. çocuk olarak..ortanca diyolar buna ve pek bi sevimsiz bi yakıştırma aslında..çiçeği var bi çiçek adı olarak güzel olabilir tamam ama insana sıfat olunca hiç bi anlam ifade etmiyo ta ki biraz büyüyene dek..
orta halli bi ailem varmış o zamanlar ve benden 2 yaş büyük bi abim..çok mükemmel bi bebeklik geçirdimmi bilmiyorum..hiç merak edip sormadım da anneme..kız olmamı istemiş en çok bunu söylüyodu..kız gibi giydirmiş saçlarımı uzatmış vs..
:oha bunu niye anlatıyosun..
:hayatımda karanlık hiçbi yer kalmasın istiyorum..haha..
eğer kız olasaymışım ki çok başarısız bi kız olurdum..başka çocuk yapmayı düşünmüyolarmış..iki küçük kardeşimle tanışamıycaktım..neyseki tanışmışım onlarsız çok tatsız olurdu hayat..bebekliğimle ilgili bana verilebilen hatıram yok..zaten çok gerekte yok..yavaş ama emin adımlarla büyümüşüm ben..dedim ya mükemmel bi bebeklik geçirdimmi bilmiyorum ama çok mükemmel bi çocukluk geçirdim diyebilirim..
6 kişilik kocaman bi ailem vardı..en büyük avantajımda çok akıllı tamam arada büyük hatalar yapmış olsada çok büyük bi babam vardı ve çok masum bi annem..bizden daha iyilerini hakediyolarmıydı diye çok düşündüm ve hala düşünürüm aslında..ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum bizim için..başarısızlığımız tamamen kendi hatalarımızdan..aslında başarısızlığın kriteri de değişir dimi..belki de değilizdir kimbilir..babamı örnek aldım efendim ben çoçukluğumda..tamam normal olan zaten budur diyebilirsiniz..ama ben neye kime özendiysem hep kahramanlarını babamla değiştirdim..örnek vermem gerekirse ben süpermeni çok severdim..ama benim süpermenim pelerin takmış süper güçlü bıyıklıydı..babamdı..işte tam bu zamanlarda ortanca çocuk olmanın ne kadar sevimsiz bişey olduğunu anladım..ilk okul yılımda abimin bi önceki sene kullandığı çantayı ve okul malzemelerini kullanmaya başladım..ilk zamanlar bunun eksikliğini hissetmesemde..bi bayram öncesi abimin bi önceki bayramda giydiği gömleği annemin ütüleyip kendince paketleyip bana yeni alınmış gibi vermesinden sonra..ortanca olmanın ve hemen tüm ortancaların nasıl eksilerek yaşamaya devam ettiklerini anladım..üzüldüm ama belli etmedim..bi sebebi vardı herşeyin annemin bu yaptğının bi sebebi vardı..herkesin çok kolay anlayabileceği bi sebebi..
6.01.2010
ayna ayna söyle ona..
Aklının ilk ermeye başladığı çağlarda hayal kurmaya başlar insan..herşeyin hayalini kurar ister istemez ölümün bile..ölüm korkutur kötüdür istenmeyendir oysa..ama dedim ya hiç istemesen bile hayatında en az bi kere hayalini kurmuşsundur ölümünün..kocaman kırmızı bi elma şekerinin..büyük bi uzakatan kumandalı arabanın..karnendeki yıldızlı pekiyilerin..sonra büyür insan..kendine yaptığı en büyük kötülüktür bu büyür hızla..hayalleri de büyür onunla beraber..masumiyetlerini saflıklarını yitirir tüm hayalleri..kırmızı elma şekeri afilli bi okul..uzaktan kumandalı araba yaldızlı jantlarıyla kocaman bi bisiklet..karnedeki yıldızlı pekiyiler mahallenin en güzel kızın memeleri oluverir sen farkına bile varmadan..hayallerini katledersin işte böyle bilmeden..ama isteyerek..sonra bi bakarsın yok oluvermiş tüm hayallerin ve hayal kurmayı bile beceremeyen bi taş olur yüreğin ıssız soğuk ve yalnız..işte tam burda mucizeler başlar..hayallerinin yerine mucizeleri koymaya başlarsın ama olmaz yeri dolmaz..mucizelere inanmaya başlamak kaybetmeye başlamaktır..yalnızlaşmaktır hızla düşmektir alabildiğine..çünkü hiç bi hayalin tadını vermez hiç bi mucize..
3.01.2010
inceden farkettim ediyorum..
Ben pek anlamıyorum bu blog işinden..dümdüz yazıyorum süsleyemiyorum yazdıklarımın etrafını..Deniz beceriyo bunu çok iyi..resimli bi hikaye kitabı gibi Denizin bloğu..içinde her vakit hikayelerde anlatılanlar gibi iyi şeyler yazmıyo olsada..yağmur çok sesi kendinden çok..bi tuhaflık var..içimde bi yerlerde eksik bişey yada eskiden tam olan sonradan eksilen ama eksilirken zerre farkedemediğim ve bunun neticesinde müdehale edemediğim bişey..kıpırdanıyo içimde boşluğu sanki çığlık çığlığa sesini duyurmaya çalışıyo çok soğuk üşüyorum..bi milat istiyo bu şen gönlüm bi milat..değişmesin tamam hiçbişey herşey kalsın yerli yerinde bi hayal gördürsün bana hayat..sanki herşey değişmiş gibi..ben değişebilmişim gibi..yarım metre ofsayttayım işte hayatın kalesine sağlı sollu akınlar döşenirken atlı atsız yalınayak..ölüm ardım sağım solum..ne kurt olabiliyorum ne ebe..saklanmayı beceremiyorum kimse bulamazken yerimi..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
